ne demek?

Bütün durumuna getirmek; tamamlatmak, tümletmek

Telaffuzu

:

Tipi / Türü;

-e -iFiil

Kullanımı;

"Loş ve serin duvarın dibinde parasını saydı; sonra karşı duvardaki simitçiye bütünletti, biraz da bozuk para kaldı."

Hecelenişi / Hecelemesi;

bü-tün-let-mek