ne demek?

Bir şeyden "çıt" sesi çıkarmak

Telaffuzu

:

Tipi / Türü;

-iFiil

Kullanımı;

"Asabiyetle parmaklarını çıtlattı."

Hecelenişi / Hecelemesi;

çıt-lat-mak


Antep fıstığının kabuğunu aralamak

İş parçalarının bazı yerlerini oyup çıkarmadan makasla kesmek

Bir kimseye, bilmediği bir şeyden ancak sezdirecek kadar söz etmek

Tipi / Türü;

-e -i mecaz

Kullanımı;

"Kim bana bu sevdanın sonu çıkmaz olduğunu hafif yollu çıtlatacak olsa kırılarak karşı çıkıyor, çıtlatana düşman kesiliyordum."